Ergenliğe giriş, buluğ döneminden ,5 yıl önce karşı cins ve cinsel sembollerle ilgilenme, daha kadınsı veya erkeksi tavırlar geliştirme ve iştah artışı ile başlar. Buluğ öncesi denen bu dönem kızlarda erkeklere göre yaş erken olur ve ortalama 10 yaş civarında gerçekleşir. Cinsel gelişmeüreme organlarındaki değişimleri içeren primer birincil, esas cinsel gelişmeler ve beden yapısında, seste değişiklikler, sivilce artışı, bıyık ve sakal çıkması, genital organ ve koltuk altlarında kıllanma, ter bezlerinin çalışması, göğüslerde tomurcuklanma, cinsel içerikli rüyalar görme gibi değişimleri içeren sekonder ikincil, ilave cinsel gelişmeler başlıkları altında incelenir. Kızlarda en önemli cinsel değişiklik adet kanamasıdır ve ilk adetten yaklaşık 1 yıl sonra yumurtlama başlayacaktır. Menarş olarak isimlendirilen ilk adet kanaması ülkemizde ortalama yaşlarında gerçekleşir. Ergen kısırlığı olarak adlandırılan ilk 1 yılda kanama periyodları düzensizdir ve ovulasyon yumurtlama olmamaktadır. İlk ay hali menarş kızların psikolojik dünyalarında önemli bir noktadır. Erkeklerde ise ortalama yaşlarında testis ve penis büyümesi ve sperm üretiminin başlaması birincil cinsel gelişmeleri oluşturur. Kızlarda omuzların yuvarlaklaşması, göğüs ve kalçalarda yağ miktarının artması, göğüs uçlarının belirginleşmesi, erkeklerde ise göğüs kafesi ve omuzların genişlemesi, kol ve bacak kaslarının gelişmesi, yüzün erkeksi bir görünüme kavuşması, ikincil bedensel cinsel gelişmelerdir. Seste önce çatallaşma sonra kalınlaşma erkek çocuklarına özgü cinsel gelişme basamağıdır. Ergen bu dönemde ses tonunu ayarlayamaz. Bunu takiben önce bıyıklarda belirginleşme, sonrada şakak kemikleri altında ilk sakallar gözlenir. Yağ bezlerinin fazla çalışmasına bağlı yüzde sivilce ve akne oluşumu, ter bezlerinin çalışmasının artmasına bağlı sık terleme ve vücut kokusunun bebeksi tarzını kaybederek belirginleşmesi, kasık ve koltukaltı kıllanması her iki cinste de Kadınlarda Ikincil Seks Dönemi ikincil cinsel gelişmelerdir. Genital kıllanma kızlarda tepesi yukarıda üçgen tarzında iken, erkeklerde ters üçgen biçimindedir. Erkeklerde adem elması denen gırtlak boğumunun kıkırdaklaşarak görünür hale gelmesi, göğüslerde geçici ağrılı büyüme ve sertleşmeler, cinsel içerikli rüyalara bağlı gece boşalmaları tipiktir. Yeterince bilgilendirilmeyen ve cinselliğin ayıp, yasak, günah gibi algılandığı ailelerde yetişen erkek çocuklarında gece boşalmaları ihtilam olma tedirginlik yaratarak stres kaynağı olabilir. Erkeğin en önemli aşamalarından biri cinsiyet rolünün benimsenmesidir. Bu rol doğumdan itibaren renkler, giysiler, saç kesimi, oyuncak seçimi ile ebeveynleri tarafından çocuğa verilmeye başlamaktadır. Çocuklar da etraflarını gözlemleyerek cinsiyet rollerini taklit etmekte, anne babalar da bilinçli ya da bilinçsiz olarak cinsiyetlere has davranışları ödüllendirerek bu ayrımı pekiştirmektedir. Akranlar da oyun sırasında erkeksi ve kadınsı rollerin öğrenilmesinde rol oynarlar. Yazılı ve görsel medyanın cinsel roller üzerindeki mesajları aşikârdır. Şema teorisi, içsel dürtünün cinsiyet temelli sosyokültürel kalıp ve standartlara uyum sağlamak üzere yönlendirildiğini belirtmektedir. Yani gerek cinsiyete ait rollerimiz, gerekse dinsel, etnik, toplumsal ve gruplara bağlı bütün kalıp ve yargılarımız, kültürel değerlendirmelere ve öğrenmeye bağlıdır. Bu da gelişmiş ülkelerdeki kadın ve erkeklerin gelişmemiş ülkelerde yaşayan kadın ve erkeklere göre kendilerini birbirlerine benzer algıladıklarını, kadına ve erkeğe eşit rol biçen toplumlarda kadın- erkek davranış farklarının azaldığını, gelişmiş toplumlarda ve Hristiyanlığa mensup ülkeler de kadın cinayetlerinin azlığını açıklamaktadır. Kız- erkek arkadaşlıkları da çocukluktan ergenliğe belli bir seyir Kadınlarda Ikincil Seks Dönemi. Bebeklerin ilgileri ilk yıllarda annelerine ve yakın çevrelerine yönelik iken, okul çağına kadar kız ve erkek çocuklar birlikte oynarlar. Ergenliğe girişle birlikte, ortalama 11 yaşlarında kızlar, erkeklerin ilgisini üzerlerine çekme çabasına girerler. Bu dönemde erkekler kızlara bir kaç yıl daha kayıtsız kalırlar, 14 yaş civarında kızlarla grup içinde arkadaşlıklar, 16 yaşından sonra ise kızlarla bireysel arkadaşlıklar kurulur. Anne- babaların bu dönemde görülen kız- erkek arkadaşlıklarına, bunun o çağa has, yaşa bağlı ve tüm toplumlarda ortak bir özellik olduğunu bilerek olumlu yaklaşmaları, bu geçiş evresini sağlıklı biçimde atlatmada hassas bir konudur. Cinsel olgunlaşma genetik özelliklere, beslenmeye, yaşanılan yerin iklimine bağlı olarak 2 yıl kadar erken ya da geç oluşabilir. Erken olgunlaşan kızlar bazı yasak ve kısıtlamalarla karşılaşıp, ailelerinin sıkı kontrolüne girerek ya da genç kız tavrı ve olgunluğu göstererek ruh haline sahip değilken kaldıramayacakları sorumlulukları almak durumunda kalarak sıkıntı yaşayabilirler. Erken gelişen erkekler ise biraz daha avantajlı konumda olup, ailesi ve çevresi tarafından daha benimsenip, kabul görmektedir. Bu çocuklar erken dönemde otonomi kazanmakta, arkadaşları arasında lider pozisyonu almaktadır. Özgüven gelişimleri yüksek olmaktadır. Geç olgunlaşan çocuklar ise, ebeveynleri ve çevreleri tarafından korunmaya muhtaç gibi algılanarak, onların bu tarz yaklaşımlarına maruz kalmakta, bu da olumsuz benlik kavramı geliştirmelerine yol açmaktadır. Kendilerini farklı ve zayıf algılamaları akranları ile sosyal ilişkilerini zedelemekte, grup içine girmekte zorlanmaktadırlar.
Ergenlikte Cinsel Gelişme
CİNSEL GELİŞİM - Pozitif Hayat Merkezi İkincil cinsiyet karakterleri, kızlarda göğüslerin büyümesi, kıllanmanın artması ve adet döngülerinin başlaması gibi durumlardır. Erkeklerde ise ses kalınlaşır. Öncelikle göğüs tomurcukları belirginleşir. Meme gelişiminden sonra cinsel organ kıllanır. 2 yıl sonra koltuk altı kılları ortaya çıkar. İkincil cinsiyet özellikleri - VikipediErgenlik döneminde, hormonal denge henüz tam oturmadan ve cinsel eğitim eksikliğinin de etkisiyle, gençler cinsel yönden bazı karmaşık duygular taşıyabilirler. Son yıllarda çok fazla değişimden geçtin, bedeninde birçok değişiklik oldu, düşüncelerin ve duygularında da… Bazen eskiye göre çok daha hızlı öfkelendiğini fark ediyorsun ya da bazen bedenindeki bu hızlı büyümeye alışmakta zorlanıyorsun. Cinsel kimliğinin netleşmesi ve kimlik bocalamasından kurtulması gerekir. KVKK Bilgilendirme başvuru formuna burdan ulaşabilirsiniz. Erkek ve kız çocuğun cinsel çatışmayı atlatması ve süperegosunu razı ettirmiş bir halde bu devreyi geçmesi, sağlıklı bir cinsel kimlik oluşumuyla mümkündür. Bu kez karşı cinsten ebeveyn rakip olarak algılanır, düşmancıl duygular ona yöneltilir.
YAKINLAŞMA- Cinsel Yakınlaşma?
2 yıl sonra koltuk altı kılları ortaya çıkar. İkincil cinsiyet karakterleri, kızlarda göğüslerin büyümesi, kıllanmanın artması ve adet döngülerinin başlaması gibi durumlardır. Erkeklerde ise ses kalınlaşır. Kızlarda en önemli cinsel değişiklik adet kanamasıdır ve ilk adetten yaklaşık 1 yıl sonra yumurtlama başlayacaktır. Meme gelişiminden sonra cinsel organ kıllanır. Öncelikle göğüs tomurcukları belirginleşir. Menarş olarak isimlendirilen ilk adet. yatın hiçbir döneminde hamile kalamama ve canlı çocuk doğuramama; sekonder infertilite kriterleri ise, daha önce hamile kalmış, canlı bir çocuk doğurmuş.Ülkemizde 18 yaş altındaki genç bireylerin adli mercilerin izni olmadan evlenmesi yasal değildir. Ergenliğe giriş yaşı bireyler arasında yıla varan farklılıklar gösterebileceğinden, yaşıtlar arasında belirgin farklar olur. Klitoris büyüyebilir, dış dudaklar birleşebilir. Kız- erkek arasında dostluk ve arkadaşlığı engelleyecek, korkulacak ve utanılacak bir tarafın olmadığı anlatılmalıdır. Vücudunda yoğun şekilde salgılanan hormonların etkisiyle cinsel arzu karşı cinse yönelir. Çocuklar da etraflarını gözlemleyerek cinsiyet rollerini taklit etmekte, anne babalar da bilinçli ya da bilinçsiz olarak cinsiyetlere has davranışları ödüllendirerek bu ayrımı pekiştirmektedir. Erken yaştaki evliliklerin henüz bireyin, psikolojik ve sosyal olgunluğu tamamlanmadığı için ruh sağlığı açısından olumsuz etkilerinin olacağı düşünülmektedir. Kızlarda en önemli cinsel değişiklik adet kanamasıdır ve ilk adetten yaklaşık 1 yıl sonra yumurtlama başlayacaktır. Cinsel kimliği daha da belirginleştiren sekonder seks özellikleri bu dönemde ortaya çıkar. Doğru bir cinsel eğitim bireyin tüm kişilik gelişimini olumlu yönde etkilemektedir. Freud ruhsal cinsel gelişimin bu üçüncü basamağına fallik dönem adını vermiş ve çocuğun bu yaştaki cinsel ilgi ve eylemlerini yetişkin insandaki cinsel yaşamın öncüsü, çocuksu bir benzeri olarak görmüştür. Kendilerini farklı ve zayıf algılamaları akranları ile sosyal ilişkilerini zedelemekte, grup içine girmekte zorlanmaktadırlar. Çocuk ise bu beklentilere ve kurallara aldırmaz, o içsel gereksinimlerinin dayattığı isteklere göre yaşar. Oral dönem doğum sonrası ilk yılı kapsar. Erkek bir yapıdan kadınsı bir cinsel kimlik; kadınsı bir biyolojik yapıda erkek bir cinsel kimlik oluşması bu dönemde mümkündür. Örneğin açlık veya çiftleşme anındaki heyecan gibi. Kekemelik, konuşma ve bazı öğrenim bozukluklarında bu biçimde algılanan alışverişte düşünülmelidir. Ergen öncelikle kendi cinsel kimliğinden emin olmak durumundadır. Bir nevi çocuğun ikinci annesidir. Erkek ve kız çocuğun cinsel çatışmayı atlatması ve süperegosunu razı ettirmiş bir halde bu devreyi geçmesi, sağlıklı bir cinsel kimlik oluşumuyla mümkündür. Bebeklerin ilgileri ilk yıllarda annelerine ve yakın çevrelerine yönelik iken, okul çağına kadar kız ve erkek çocuklar birlikte oynarlar. Özellikle erkekler, penis boylarıyla ilgili takıntılar yaşarlar. Kız çocuğunda hızlı boy uzaması, meme gelişimi, kasık, koltukaltı kıllanması ve menarş dediğimiz ilk adeti içeren olayların gelişimi ortalama yıl sürer. Bu hormonların etkisiyle erkek çocuğunun boyu bir anda uzar, ses kalınlaşır, kasık bölgesi, koltuk altı ve yüzde tüylenmeler başlar, testisler büyür, penis gelişir ergen bir çocuğun boyutlarına gelir. Ancak gelişim evrelerinde takılı kalmış problem yumağı bir sonraki evreye devretmiş olan ergen, cinsel obje seçiminde de çok yoğun sıkıntılara maruz kalabilecektir. Belirli yaş dönemlerinde, belirli oral,anal ve genital dürtülerin yoğunlaşmasından yola çıkarak oral,anal ve genital dönemleri tanımlamıştır. Ergenlik döneminde romantik ve erotik duygular yaşamak normal gelişimin bir parçası olmakla birlikte gençler bu konularda bilinçli olmalıdır. Fötal hayatta gonadlardan testis-over salgılanan cinsiyet hormonları genital gelişim üzerinde oynadığı önemli rol yanında santral sinir sistemininde maskulizasyonunu yada feminizasyonunu belirler. Ergenlikte beyinde salgılanan bazı hormanların etkisiyle yumurtalık ve testislerden hormon üretimi başlar. Kız- erkek arkadaşlıkları da çocukluktan ergenliğe belli bir seyir izlemektedir. Ergen kendini tam olarak bir kız yada bir erkek gibi hissetmektedir. Bağımlı, çekimser ve sosyal fobik yapının kaynağı budur.